Shakespeare’den sonra Banksy

// Shakespeare’den sonra Banksy //

Roxane Ayral

 banksy

Sokak sanatı denildiğinde akla ilk gelen isim Banksy. Gerçek olup olmadığı tartışılan isim tam anlamıyla bir fenomen haline gelmiş durumda. Sokak sanatını, çok konuşulur bir konu haline getirdiği için kendisine teşekkür mü etmeli, yoksa Kate Moss’dan evinin cephesine özel sipariş aldığı için yuhlanmalı mı emin olamıyoruz, fakat bir akımdan bahsederken, sevsek te sevmesek te bazı isimleri es geçmek olmaz.

 

banksy_wall-kids-paintingKimliğinden birtürlü emin olamıyoruz Banksy’nin. Birkaç sene önce, konuyu fazla ciddiye alarak araştırırken Time dergisinde, 30’lu yaşlarda, İngiliz, Robin Gunningham isimli kişinin kendisi olduğunu söyleyen bir yazıda kalakaldım. Merak, nereye kadar derseniz. Dönemimizin en popüler “insan araştırma ve tanıma” kaynağı olan Facebook’tan ekleyerek fotograflarını inceledim. Evet, atölye ve bildiğim Banksy işleri kare kare duruyordu orada. Bu kadar kolay olabilir mi diye düşünerek iyice şüpheleniyor insan bu seferde. Mesaj ve email yoluyla ulaşayım derken, kısa bir süre sonra bloglarda, Banksy işlerinin fotografları arasında, “Banksy niçin emaillerimize cevap vermiyorsun” gibi ben ve diğer meraklılara bir not düştüğünü görünce bu yöntemden de vazgeçtim. Kendisini temsil eden galericilerin bile, Bansky’yi birebir tanımadığı da söyleniyor. Hatta tek kişiden ziyade bir kaç kişiden oluşabileceği de düşüncelerden biri. Dönemimizin Shakespeare’i mi dersiniz bu Banksy?

 

Gerçek mi değil mi derken, 2010 senesinde karşımıza “Exit through the gift shop” yani “Çıkış için hediyelik eşya mağazasından geçiniz” gibi bir isimle belgesel-film karışımı eseriyle çıktı ekranlarımıza. Çağdaş sokak sanatına sıkı bir eleştiri olan bu filmde Thierry Guetta, takma ismiyle Mr. Brainwash diye bir sanatçı başrolde. Sokak sanatçıları hakkında bir belgesel çekmek üzere hayatlarına giren kişi aniden “fazla satılık” bir sanatçı olup çıkıyor ve sanatçı arkadaşlarını kızdrımayı başarıyor. Bugün, Wikipedia’dan bakıldığında, Mr. Brainwash (Bay beyin yıkayan) resmen sokak sanatçısı olarak tanımlanıyor. Fakat sanat hakkında söyleyecek tek bir kelime bulamayışı ve büyük hareketlerinin arkasında bir kez bile üretirken görüntülenemeyişi düşünüdürüyor.

 

Filmin ardından, hemen ortaya çıkan yorumlar, Mr. Brainwash diye birinin olmadığını ve bu kişinin tamamen Banksy’ninflower-bomb-wall-decal üretimi olduğunu tartışırken, bende, peki Banksy kimin üretimi diye sormak istiyorum! Sanat piyasasına biraz hareket katalım, herşeyi bildiğini zanneden bu insanlara bir ders verelim mesajı mı saklı bu işin arkasında. Yoksa cepleri biraz daha doldurmak için “ya tutarsa” stratejisiyle oynanan bir oyun mu belli değil. Biz köşemizde sorgulaya duralım, İngiltere sokaklarında binalar yıkılmadan Banksy’den birşey var mı diye gözatmaya giden galericilerden tutun, bu sokaklardan toplanan duvar parçalarını elde edebilmek için birbirine giren koleksiyonerler’den, sokak sanatını değil silmek, pleksiyle koruma altına alıp turistik gezilerini bu duvarların önünden geçecek şekilde organize eden belediyeler söz konusu olunca, ister istemez fenomenin önemini kabul ediyoruz.

 

Biraz daha ileri gidelim. Sokak sanatının “Çağdaş Sokak Sanatı” olarak sanat camiası tarafından kabul görmeye başlamasını ve müzelere giriş yapıyor olmasını da yorumsuz bırakmayan Banksy, kendi işlerini müzelere kendisi sokamaya karar vermiş. Kulağa şaka gibi geliyor olsada, pardesüsünün içine veya çantasına saklayarak müzeye soktuğu eserleri, güvenliği ustaca atlatarak ası veriyor uygun bulduğu duvarlara. Sizce de biraz fantastik değil mi?

 

Banksy hakkında tartışmayı sevmek bir yana, emellerinden tam emin olamamam da bir diğer yana. Gerçekleştirdiği işleri tek tek değerlendirirsek, sanatın etkilemek, düşündürmek, ilgi çekmek gibi ve daha birçok amacını yerine getiren önemli işlerden bahsediyor oluruz. Toplumsal problemleri ustaca ele alan, otoriteleri gerçekten rahatsız edebilme potansyeline sahip güçlü eserler söz konusu. Üstelik seçilen duvarların konumuda başlı başına ürpertici olabiliyor (Filistin duvarı). Kısaca, ya çok cesaretli birinden bahsediyoruz yada doğru oyun arkadaşları edinmiş birinden… Kesin birşey varsa, o da bu işin şekli veya amacı ne olursa olsun, başında gerçek bir sanatçı saklı olduğudur.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under HABERLER, Roxane Ayral'ın yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s