BİZ DAHA NELER NELER BİLİYORUZ !

Başbakan 17 Aralık baskınlarının ardından yaptığı açık hava toplantılarında “Biz daha neler neler biliyoruz, inlerini dağıtacağız…” diyor ve göz dağı veriyor.

Peki bu ülkenin bunca yıldır başbakanı kimdi Tanrı aşkına? Madem bu kadar çok şey biliyordu, neden bugüne kadar bekledi? Adama sormazlar mı, kardeşim aklın neredeydi, demezler mi?

Doğrusunu isterseniz bizim bildiklerimiz değil ama, görmekte olduklarımız bize yeter de artar bile…

Sözleri dizgininden fırlamış, tam ABD ile ilişkileri iyice bozma noktasına getirecekken, AKP’nin içinden yapılan açıklama ile top çevrildi ve büyükelçi krizi yaşanmadan, “şimdilik” atlatıldı…

Biz çok mu memnunuz Türkiye’nin ABD hegemonyasında yaşamakta oluşundan? Bizi bu hale getiren, son on yıldır ABD’nin terkisinden ayrılmadan, onların dediğini yapan başbakan kimdir? BOP nin eş başkanıyım diye ortalarda dolaşan arkadaşı tanımayan var mı

Bir hükümet ki, hiç bir yaptığının hesabını veremiyor, bütçe görüşmelerinde SAYIŞTAY raporlarının TBMM’ine gelmesini engelliyor ve bu raporları neden engellemekte olduğunu hâlâ açıklayamıyor.

Bir hükümet ki, bakanlarının çocukları göz altına alınıyor ve o bakanlar anında istifa etmesi gerekirken, istifa etmemekte direniyorlarsa eğer, anında görevlerinden alınmaları gerekirken ve soruşturmaların selameti sağlanmalıyken, onlar bu işe kalkışan polislerin yerlerini değiştiriyorlar ve ülkede anında başlamış bir tayin furyasına neden oluyorlar.

Bu da yetmiyor, bir bakan soruşturmaların yapıldığı emniyet müdürlüğüne “ziyaret” e gidebiliyor.

Bütün bunları sineye çekiyoruz, “bunlar maalesef böyle” deyiveriyoruz ve bir de bakıyoruz ki, polis vazife ve selâhiyetler kanununda bir yönetmelikle polisin nasıl hareket edeceği yeniden belirleniyor. Yani bir bakanın ya da herhangi bir üst düzey devlet memurunun göz altına alınması ve sorgulanması gerekirse, polis açacak telefonu ve “sayın başbakanım sizin falanca bakanın oğlunu göz altına almamız gerekiyor, izin verebilir misiniz acaba?” diye soracak, hatta belki de bunu yazı ile sorup, birkaç ay red cevabını almak için bekleyecek ve o arada deliller yok edilip ve hatta şüpheli ortadan kaldırılıp, kaçırılıp “aaa olur tabii, bulursan yapmamazlık etme” denilecek…

Bütün bu olup biteni izleyeceğiz ve sonra da burası “muz cumhuriyeti değildir” diyen başbakana itibar edeceğiz.

Bugün başbakana ve onun hükümetine itibar edenler ya faşizmin – diktatörlüğün ne olduğunu bilmiyorlardır ve acısını hiç çekmemişlerdir ya da gerçekten aptaldırlar..

Aziz Nesin’in ruhu şad olsun demekten başka diyecek söz bulamıyorum ben…

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under YAZILAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s