Monthly Archives: Ocak 2014

GAZETECİ MAHMUT DEĞER HOLLANDE ÖNCESİ, BRÜKSEL SONRASI’NI DEĞERLENDİRDİ

BU RÖPORTAJI RTE IN BRÜKSEL GEZİSİ SONRASINDA VE HOLLANDE’IN

TÜRKİYE’YE GELMESİNDEN ÖNCE YAPTIM.

BUGÜN GAZETEDEN (YURT GAZETESİ) ALDIĞIM BİLGİYE GÖRE YAYIMLANMAMIŞ,

O NEDENLE BURADA YAYINLIYORUM.

MAHMUT DEĞER’DEN GECİKME VE BU DURUM İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM,

ZAMANINI ALMIŞ OLDUM

Cüneyt Ayral / Paris

 mahmut ile pariste

Uzun yıllardır Fransa’da gazetecilik yapmakta olan Mahmut Değer, başbakanın Brüksel ziyareti sonrasında Türkiye’yi ziyaret edecek olan Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın ziyareti ile ilgili görüş ve düşüncelerini Yurt okurları ile paylaştı. Değer, Kıbrıs’ta çözümü KKTC’lilerin istemekte olduğunu ama Türkiye ve Güney Kıbrıs’ın çözümden yana olmadığını söylüyor ve başbakan’ın Brüksel ziyaretinin kodlarını açıklıyor…

 

1) Sizce başbakanın son Brüksel seyahatinde ne oldu? AB’nin tavrının kodlarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

AB Türkiye’nin bugünkü yüzünü nihayet doǧrudan görmüș oldu. Kalın bir sis perdesi altında yıllardır ișleyen bazı aldatmacalar artık tüm çıplaklıklarıyla ortada. Yıllardır demokratik hak ve özgürlükler adına atılan adımların nalıncı keseriyle sadece « bana demokrasi » olarak yontulduǧunu anladı artık AB kurumları. Bașbakan « paralel yapıyı » AB de anladı diyor ama bence bașbakan AB’nin ne anladıǧını anlamamıș. AB kuvvetler ayrılıǧı ilkesine baǧlı hukuk devletine saygılı olun diyor, bizde ise yargı hükümet denetime alınıyor. Yasama, yürütme ve yargı tek elden yönetiliyor. AB’nin artık tüm çıplaklıǧıyla anladıǧı üçlü « paralel yapı » bu !

 

2) AB Kıbrıs’ın tümden AB üyesi olduğunun altını çiziyor ama gerçek durum böyle değil. Bu iş sizce nasıl çözülecek ödünü kim nerede verecek sonunda?

 

Evet AB açısından Kıbrıs tümüyle AB üyesi. Örneǧin bölgesel yardım konuları görüșüldüǧünde Kıbrıs bir bütün olarak ele alınıyor. Bir taraftan Rum tarafının engellemeleri, öte yandan Türkiye’nin uzlașmaz milliyetçi tutumu çözüm sürecini baltalıyor ama günün birinde bir çıkıș yolu elbet bulunacak. Ödünü Türkiye ve Kıbrıs Rum tarafı verecek. Kıbrıs Türk tarafı ise çözüm yanlısı.

 

3) Hollande Türkiye’ye resmi bir ziyaret yapacak ve karşısında Gezi olaylarında bu yana hırpalanmış, son olarak da yolsuzluklar skandalı ile baş edemeyen bir Türkiye var. Acaba muhattabının Abdullah Gül olması Fransız Cumhurbaşkanının rahatlatacak mı? Bu ziyaretten taraflar ne bekliyorlar sizce?

 

Hollande’ın programında bașbakanla da görüșme var, pazartesi saat 17:15’te. Bu ziyaret hazırlıkları Gezi olaylarından önce bașlamıștı zaten. Amaç Sarkozy döneminde hırpalanmıș ikili ilișkileri cilalayıp, parlatmak. Bir de Fransa açısından önemli ticari bir iki anlașma. Maalesef bu gibi devletler arası ilișkilerde « real » politika güdülüyor.

 

4) Türkiye size, buradan bakınca nasıl görülüyor? Bu tablodan demokratik bir çıkış görebiliyor musunuz?

 

Otoriter, fașizan, giderek kökten dinciliǧe saplanan bir ülke. Fransa’nın en çok dinlenen radyosu France Inter’de her sabah yorum yapan ve Türkiye dostu olarak bilinen Bernard Guetta bile artık dayanamadı, Erdoǧan’ın Brüksel’de olduǧu gün yaptıǧı yorumda “Türkiye geriye uçuyor” dedi ! Bugünkü tablodan demokratik bir çıkıș beklemek zor çünkü Türkiye’de gerçekten demokrasiyi özümsemiș nüfus yok denebilecek kadar az. Türkiye’de kișisel hak ve özgürlüklerin aslında çok basit 3 turnusol kaǧıdı var : Kürtler, Ermeniler ve kadınlar. Bir kișinin bu üç topluluǧa nasıl yaklaștıǧına bakın, ne kadar demokrat olduǧunu anlarsınız…

 

 

Yorum bırakın

Filed under Fotograflar, HABERLER, PARİS'TEN HABERLER, SİYASİ YAZILAR

GERÇEKLE YÜZYÜZE KALMAK

memurlarin_siyaset_yasaginin_kaldirilmasi_teklif_edildi_dc4d6

Eğer gerçekle yüzyüze kaldığınız zaman  bunu sindiremiyorsanız ve gerçeği kabul edemiyor, ya da etmiyorsanız, o zaman ruh sağlığınızda sorun var demektir.

 

Türkiye bugün kendi gerçeği ile yüzyüzedir!

 

76 milyon olduğu söylenen nüfus, kadırılmış, yalanlarla beslenmiş ve dolandırılmıştır.

 

Ekonominin iyi gitmediği aşikârdır… Çünkü bir kriz karşısında sıcak para Türkiye’yi terk etmeye başlamış, yeni sıcak para girişi durmuş, yabancı para birimleri beklenenin üzerinde değer kazanmaya başlamıştır.

 

Demek ki gayri safi milli hasıla ile kişi başına düştüğü söylenen değerler gerçeği yansıtmamaktadır. Yani insanımıza YALAN söylenmiştir.

 

Ama o nedenle, ama bu nedenle, ortada yolsuzluklar olduğu iddaları vardır.

 

Bu iddalar nedeniyle bakanlar istifa etmiş, bazı AKP’li milletvekilleri partilerinden, bu konuyu öne sürerek istifa etmişlerdir. Atasözümüz var YANGIN OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ! Demek ki bir mesele söz konusudur…

 

Bir bakan çocuğunun evinde bir dolu kasa bulunmuştur, bir diğerinin evinde ayakkabı kutularında pek çok yabancı para ele geçirilmiştir. Telefon konuşmalarının kayıtları vardır. Bir bakan istifa ederken “talimatları başbakandan aldım” diyecek kadar  açık konuşmuştur. Demek ki ortalıkta soruşturulması gereken bir ya da birden çok yolsuzluk vardır.

 

Bu yolsuzlukların olduğu ortadayken, bu işe bakan pek çok cumhuriyet savcısının yeri değiştirilmiş, pek çok polis tayin edilmiş ve polisin üst düzeyinde yoğun bir atama furyası yaşanmıştır. Bunları yapan hükümet olduğuna göre, delilleri karartma, yok etme ve olayı ört pas etme işini hükümet kendisi üstlenmiştir.

 

Başbakanın oğlu hakkında resmi ya da gayri resmi pek çok şüphe söz konusudur, böyle bir durumda başbakanlık makamını işgal eden kişiye düşen davranışı benim söylemem yakışık almamalıdır.

 

Hükümet, AKP Hükümeti ve bizzat başbakanın kendisi GERÇEKLER İLE YÜZYÜZEDİR! Böyle bir durumda İSTİFA ZORUNLUDUR

 

Eğer Başbakan ve hükümet istifaya yanaşmıyorsa, o zaman Cumhurbaşkanının bu istifayı talep etmesi GEREKİR.

 

Eğer Cumhurbaşkanı böyle bir davranışı, kendi özel siyasi hesaplarından ötürü yapmıyor, ya da yapamıyorsa, o zaman onun o makamdan istifası daha doğrudur.

 

Bütün bunlar olamıyorsa, o zaman TBMM’indeki muhalefet milletvekillerinin tümüyle sine-i millete dönmesi ve Türkiye’yi erken seçime götürmesi gerekir.

 

Şu andaki gerçek, yüzyüze olduğumuz gerçek, haramilerin iktidarının Türkiye’yi çok yakında bir yerel seçime götüreceği gerçeğidir.

 

Hırsızlıkla suçlanan bir hükümetin yapacağı seçimlerde neler olabileceğini düşünmek bile zor ve kötüdür. Bugün para çalan, yarın oy çalmaz mı? Bugün para çaldığı için suçlanan, yarın seçimlerde yolsuzluk yaptığı için suçlanmayacak mı?

 

Hükümet yargı ile kavgalıdır, yargı ile kavgalı olmak demek rejim ile kavgalı olmak demektir.

 

Hükümet internete yasaklar koymayı denemektedir, bu haberleşme ve söz söyleme özgürlüğüne kasıttır, faşist bir davranıştır.

 

Başbakanın bu gerçeklerin farkında olmadığını düşünmek olanaksızdır, eğer düşünemiyorsa, o zaman zaten durum iyice kötüdür, çünkü ruh sağlığında sorun olduğuna işarettir ve bu durumdaki bir insanın ülkeyi yönetiyor olması kabul edilemez.

 

Polisin, sokaklarda hakkını isteyen halkın üzerine yürümesi, gaz ve su sıkması SUÇ halini almıştır, Polis bu vebalin altından kalkamaz duruma gelmiştir.

kiyafet-eylemine-katilan-ogretmenler-dikkat

 

Kısacası Türkiye devletsiz bir yapı ile karşı karşıyadır ve artık sivil itaatsizlik, hakları yok sayıLmakta olanlar için, YANİ HEPİMİZ İÇİN hak haline gelmiştir.

sivil-itaatsizlik-2

Fenerbahçe başkanının almış olduğu cezaya karşı, vermiş olduğu cevap çarpıcıdır…

 

Onun cevabını bir spor kulübünün başkanının cevabı olarak değil, bugünkü Türkiye’de yaşamakta olan bir vatandaşın cevabı olarak değerlendirmek gerekir.

 

Türk Yargısının vermiş olduğu kararı tanımamak SİVİL İTAATSİZLİĞİN bir örneğidir, güvensizliğin dışavurumu olan bu durum, hükümet delilleri yok etmeye çalışıtıkça ve yolsuzlukları ört pas etmeyi denedikçe ve güçler ayrılığı ilkesini yok saymayı sürdürdükçe yaygınlaşarak devam edecektir ki, bu bir ülke için FELAKETİN BAŞLAMA NOKTASIDIR…

Yorum bırakın

Filed under YAZILAR

Ölümün Ardından

Ne kadar yakındır ölüm?

Bilebilseydim söylerdim be canım…

Ölmeden önce sana sarılmayı,

Doyamadığım kokundan nemlenip de

Yok olmayı istemez miyim?

İstemez miyim

Elinden tutup da

Vedalaşmayı?

Ve belki de son sözümü

“sevdiğimi”

kulağına fısıldayıp da gitmeyi…

Yorum bırakın

Filed under ŞİİRLER

PARİS YENİ YILA SOKAKLARDA GİRDİ

DSCN4915DSCN4899 DSCN4897

Artık bir gelenek olan yeni yıl kutlamaları Paris’te yine sokaklardaydı..

Eyfel kulesinin altındaki yoğun kalabalık sıkı  güvenlik önlemleri altında yeni yıla girdi…DSCN4904 DSCN4909 DSCN4910

Yorum bırakın

Filed under Fotograflar, HABERLER, PARİS'TEN HABERLER