CUMHURBAŞKANINI SEÇECEĞİZ

Ekmeleddin Ihsanoglu

 

Türkiye bugüne kadar çok ciddi badireler atlattı, sıkıntılar yaşadı.

Ülkeyi 27 Mayıs’a (1960) götüren sıkıntılı dönemi, Yassıada yargıcı Salim Başol’un “sanıklar getirildiler, elleri bağlı olmayarak yerlerini aldılar” deyişini günlerce radyolardan dinlediğimizi ve daha sonra, birisi başbakan ikisi bakan, üç politikacının darağacındaki fotograflarını gazetelerde gördüğümüzden bugüne, bir ülke tarihi açısından baktığınızda, çok uzun zaman geçmedi…

1971 de askerlerin verdiği muhtıra sonrasında kaybolan, haksız yere hapsedilip inanılmaz işkencelerden geçen, ama bugün aramızda olan insanlar o günleri anlatırlarsa eğer nasıl bir faciadan döndüğümüzü anlar gençlerimiz.

Ardından 1980 darbesini yaşadık ve Kenan Evren’in o kulaklarımdan hâlâ gitmeyen “ne yani, asmayıp beslese miydik?” deyişini de gördü bu ülke.

Anlatmakla bitmeyen felâketler geldi geçti hep…

Ardından Turgut Özal gibi, “Anayasayı bir kere delmekle birşey olmaz” diyebilen bir başbakan ve cumhurbaşkanı gördü memleket.

O dönemde başarıyla uygulanan toplum mühendisliği sayesinde gençler yalnızca kendilerini düşünür oldular ve ülkeyi, siyaseti “yok” varsaydılar. Bunun böyle gideceğini düşünenler iktidara talip oldular ve AKP iktidarını başlattılar.

Dün Türkiye’nin başından çok sıkıntılar geçmiş olması, bugün Türkiye’nin sıkıntılarla yaşamasının nedeni olamaz, olmamalıdır.

Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu durum, eskilerin toplamından daha tehlikeli, ülkeyi daha hızla yok etmeye yönelik bir tedittir, çünkü askeri darbeler rejimin askıya alındığı darbelerdir, ancak şu anda yapılmakta olan darbe askıya alma işlemi değil, rejimi değiştirme çabasıdır ki, bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını tehdit etmektedir.

Cumhurbaşkalığına aday olan AKP genel başkanı, açık açık, seçildiği halde “Başkan” olacağını ve sistemi buna göre uygulayacağını söylemekte, varlığından memnun olmasak da, temel ilkelerini yitirmek istemediğimiz Anayasamızı, değil bir kere delmeyi, ciddiye bile almayacağının işaretlerini vermektedir. Bu Cumhuriyet Devrimi’ne karşı girişilmiş bir karşı devrim hareketi olmanın ötesinde çok tehlikeli ve günden güne ülkeyi yok etmeye yönelik bir davranıştır.

Lâik ve demokratik bir cumhuriyet esasına göre kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşlarını, Kürt, Ermeni, Alevi, Yahudi vb tanımlamalar ile ayrıştırıp, Sünni bir İslam devleti hevesine kapılmış olanları, geçmişte yaşamış olduğumuz felaketlerle karşılaştırmamız olanaksızdır, çünkü geçmişteki katliamlar, böyle bir hareketin önü açıldığı zaman neredeyse “solda sıfır” kalacaktır.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığına “başkan” olmak için aday olan AKP genel başkanı, üzerine atılı olan hırsızlık suçlamasını, yolsuzluk suçlamasını ve daha nice hukuksuzluğu açıklayamamış, seçim öncesi vermiş olduğu mal beyanında bile yalana başvurmuştur

Bugün Türkiye dört bir yanından tehdit altındadır ve en ufak bir kıvılcımın yangına dönüşmesi işten bile değildir. İşte bu yüzden AKP genel başkanına oy vermek, en hafif deyimi ile TEHLİKELİDİR!

Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığındaki hesap, 2015’e kadar iktidarını sürdürecek olan hükümet ile “sözde açılım” politikasında daha güçlü pazarlık edebilmeyi sağlamaktır. Arkasındaki oy yüzdesini masaya koyarak AKP ile pazarlığa oturabilmek ve arzularını kabul ettirebilmek için aday olmuştur. Seçim propagandası dönemindeki “sempatik ve aklı başında” tavırlarının tek nedeni bu pazarlıktaki gücünü arttıracak bir yüzdeye varabilmektir.

Demirtaş ve Türkiye’nin Kürt halkı bir gerçeği görememektedir, onlarla pazarlık etmekte olan başbakan yalancıdır, hırsızlıkla suçlanmaktadır ve halkın bugüne kadar %50sinin itibar etmediği birisidir. Oysa içinde bulunduğu muhalefet ile oturup yarının Türkiye’sini oluşturmak çok daha akılcı ve doğru bir seçenektir.

İşte bu yüzden Demirtaş’a verilecek oyların hepsi aslında AKP genel başkanına yarayacaktır ve seçimlerin ilk turda bitmemesine neden olacaktır.

Ekmeleddin İhsanoğlu (Ekmel bey) Türkiye’nin son 10 yılı aşkın süredir duymayı ve görmeyi özlediği “beyefendi” adam olduğunu kanıtlamıştır.

Tarafsız Cumhurbaşkanı adayı olduğunu, muhalefet tarafından desteklenmekte olduğunu, cumhurbaşkanı seçildiği halde nasıl davranacağını açık seçik anlatabilme yeteneğine sahip olan Ekmel bey, kendisine yöneltilen çirkin ve düzeysiz suçlamalara karşı ne terbiyesizleşmiş, ne de hakareti bir söylem olarak kullanmıştır.

Ekmel beyin seçim propaganda dönemi sürecinde kullandığı uslûp, seçildiğinde nasıl davranacağının bir işaretidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kökünden yıkılıp yok olmasını istemeyenlerin kendisini desteklemesi gerekmektedir.

Türkiye 76 milyon nüfusu içerisinden zaman içinde gereken devlet adamlarını üretebilecek kabiliyettedir, ancak bunu yapabilmesi için, seviyesiz ve ahlâki sıkıntı içinde olan yöneticilerin temizlenmesi gerekmektedir.

Ekmel beyin bu ahlâk erozyonunun içinde cumhurbaşkanlığına aday olmayı kabul etmiş olmasını bile, onun yurtseverliğinin bir sonucu olduğunu anlamak durumundayız.

Reklamlar

1 Yorum

Filed under SİYASİ YAZILAR, YAZILAR

One response to “CUMHURBAŞKANINI SEÇECEĞİZ

  1. Nergis Kircalioglu

    Cok guzel bir yazi olmus, tebrik ederim..

    Sent from my iPad

    >

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s