YENİ BİR TÜRKİYE ARAYIŞI (Alıntı: Yazar Rıza Türmen)

*Rıza Türmen Emekli Büyükelçi, AİHM Eski Yargıcı*

*İçeride ve dışarıda giderek yoğunlaşan bir savaş ortamına sürüklenen
Türkiye’de son zamanlardaki tek umut verici ışık, savaşa karşı bir Barış
Bloku’nun kurulması.

*Siyasal partiler yanında 80 civarında STK’nin yer aldığı Barış Bloku’nun
şimdi Demokrasi Bloku adı altında bir siyasal örgüt çatısı oluşturmaya
çalıştığını Cumhuriyet’ten öğreniyoruz. Böyle bir hareket başarılı olursa,
yeni bir Türkiye’nin temelleri bu platformda atılabilir.
Böyle bir oluşuma gereksinme olduğunu 12.08.2012 tarihinde Radikal 2’de
yayımlanan yazımda dile getirmiştim. Şöyle yazmıştım:
“Siyasal iktidarın kendi ideolojisine uygun bir toplum yaratma pojesine
karşı durmak… Yeni bir halk hareketi başlatmakla mümkün olabilir. Bu
amaçla CHP siyasal iktidarın tahakkümüne karşı direnen gruplarla beraber
bir ortak hareket platformu kurulması yolunda çaba göstermeli. Bu bir
demokrasi ve özgürlük platformu olacak. Böyle bir platform içinde CHP eşit
aktörlerden biri olarak kendi görüşlerini kabul ettirmek … gibi bir amaç
gütmemeli. Farklı görüşlere saygı göstererek, farklılıklar içinde birlik
olarak ortak hareket edilmesini sağlamalı.”
Bu yazı yazıldığında, Gezi Direnişi olmamıştı. Gezi, Türkiye’de çok şeyi
değiştirdi. Gezi sadece bir protesto hareketi değildi. Aynı zamanda yeni
bir Türkiye arayışıydı. Ne var ki Gezi bir siyasal harekete dönüşmedi,
süreklilik kazanmadı. Oysa, AKP’nin kurduğu hegemonyacı yapının ayakta
kalmasının olanaksızlaştığı bir Türkiye’de, AKP sonrası dönemi düşünmeye,
bu döneme ilişkin proje üretmeye gereksinim var.

*Savaşın gölgesi*
Savaşın gölgesinde yaşadığımız bugünlerde, savaş karşıtı bir blokun
kurulması elbette çok önemli. Bu anlamsız savaşın, terör eylemlerinin,
insan ölümlerinin, bombalamaların derhal durdurulması, yeni bir çözüm
sürecinin başlaması gerekir. Bunun yanında AKP’nin demokrasiyle bağdaşmayan
otoriter yönetimine karşı etkili bir toplumsal muhalefetin örgütlenmesi de
önemli. Ama bunlar yeterli değil. Asıl üzerinde durulması gereken yeni bir
düzenin inşası.

*Ana hedef*
Burada söz konusu olan bir restorasyon değil yeniden inşa. Temel sorun
muhalefet stratejisinden yeniden inşa stratejisine geçilmesi. Kurulması
tasarlanan Demokrasi Bloku’nun ana hedefi bu olmalı. Bu gerçekleşmezse
marjinal bir girişim olarak kalmaya mahkûm olur.
Bu nedenle, Demokrasi Bloku’nu oluşturan bileşenleri birleştiren tek ortak
nokta AKP’nin düzenine muhalefet olmamalı. Bunu aşarak demokratik,
özgürlükçü, eşitlikçi yeni bir Türkiye projesi üzerinde birleşmeleri
önemli. Türkiye’de yeni bir demokrasiye, bir demokrasi devrimine gereksinim
var. Demokrasi Bloku’nun böyle radikal bir dönüşümü gerçekleştirecek bir
proje ile ortaya çıkması, kendisinin siyaset sahnesinde etkili bir aktör
olmasına yol açacak.

*Bir büyük ‘ütopya’*
Demokrasi Bloku’nun topluma önerdiği, siyasal partiler tarafından önerilen
bütüncül bir projeye dayanmayan sınırlı, pragmatik reformlardan farklı
olmalı. Bir büyük “ütopya” niteliği taşımalı. Her toplumsal dönüşüm bir
ütopyadan doğar.
Böyle bir demokrasi devrimini gerçekleştirecek ütopyanın oluşturulması
elbette derin bir tartışma sürecini gerektirir. Karşıt görüşlerin ileri
sürüldüğü bir tartışma ortamı çoğulcu bir demokrasinin vazgeçilmez koşulu.
Yeni Türkiye-demokrasi devrimi ütopyasının, insanların farklılıklarıyla
eşit bir biçimde ve birlikte yaşamalarını sağlayan bir çoğulculuk
anlayışına; iktidarı bürokratik bir merkezden yerel birimler aracılığı ile
halka devreden bir katılımcılık anlayışına; özgürlüğü eşitlik ve
tahakkümsüzlükle birleştiren bir özgürlük anlayışına; toplumun kenarında
yaşayan dışlanmışları, ezilmişleri merkeze taşıyan, onlara öncelik veren
bir toplumsal adalet anlayışına; kadını, çocuğu, yoksullukla mücadeleyi,
çevreyi ön plana çıkaran bir insan hakları anlayışına; muhalefetin ve
STK’lerin karar mekanizmalarına katılmalarına yer veren uzlaşıcı, saydam,
hesap veren bir siyaset anlayışına dayanması gerekir.

*Yeni bir heyecan*
Büyük kitleleri harekete geçirerek iktidar yolunu açmak için mevcut
sistemden, geleneksel siyaset yapma biçiminden bıkmış insanlara yeni bir
heyecan vermek gerekiyor. Bu ise ancak halkın katılımıyla oluşturulacak
radikal bir değişim projesiyle gerçekleştirilebilir.

*Aktif yurttaşlık*
Başka bir dünyanın, daha adil, daha barışçı, daha eşitlikçi, daha
demokratik bir dünyanın mümkün olduğunu göstermek gerekli. Yeni bir
demokrasi projesi halk tarafından yaratılmış bir proje olmalı. Öznesi halk
olan bir projenin yukarıdan aşağı değil, tabandan yukarı çıkması büyük önem
taşıyor.
Bunun için karşılıklı konuşma ve öğrenmeye dayanan bir iletişim kurmak
gerek. Halkı siyasetin içine çekerek aktif bir yurttaşlık bilincinin
uyandırılması radikal bir dönüşümün vazgeçilmez koşulu. Ancak böylelikle
ütopyanın halk kitleleri tarafından benimsenmesi, umut vermesi
sağlanabilir.
İçinde bulunduğumuz kriz, eskinin tükenmesi olduğu kadar, yeninin de doğum
sancısı. Şimdi yeniyi inşa edecek yeni güçlere gereksinim var. Demokrasi
Bloku bu bakımdan önemli.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Fotograflar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s