Sharpen

cuneytayral:

Very good shot.. All details are fine… Thank you Tetsuro…

Very good shot.. All details are fine… Thank you Tetsuro…

Orijinali görüntüle

Yorum bırakın

Filed under Fotograflar

2014 in review

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2014 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Sydney Opera House’daki konser salonu 2,700 kişiyi barındırır. Bu blog, 2014 içinde yaklaşık 22.000 kez görüntülendi. Eğer bu Sydney Opera House’da bir konser olsaydı, bu kadar insanın onu görmesi kapalı gişe yaklaşık 8 gösteri alacaktı.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Yorum bırakın

Filed under Fotograflar

HATA

BİR HATA YAPTIM VE WORDPRESS BLOG ARŞİVİNDEKİ FOTOGRAFLARI YENİLERİNE YER AÇMAK AMACI İLE SİLDİM… TABİİ YAZILARDAKİ FOTOGRALAR BÖYLECE YOK OLDULAR…

BEN DE WORDPRESS’TEN SOĞUDUM…

ARŞİVİMDE YER KALMAMIŞ BENDEN PREMİUM’A GEÇMEMİ YA DA YER SATIN ALMAMI TALEP ETTİ, BEN DE BUNA GEREK OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM

 

 

 

Yorum bırakın

Filed under Fotograflar

FACEBOOK SANSÜRÜ VE ÇIRILÇIPLAK SERGİSİ

ÇIRILÇIPLAK SERGİSİNİN KATALOG KAPAĞI FOTOGRAF: AHMET ÖRE

ÇIRILÇIPLAK SERGİSİNİN KATALOG KAPAĞI
FOTOGRAF: AHMET ÖRE

 

Facebook elma ile armudu karıştırmakta çok usta… Sergimizin davet sayfasını ÇIPLAKLIK nedeni ile kapatıp bana da bir uyarı göndermiş…

Bu nedenle ilk basın bildirimizi burada paylaşıyorum…

************

İSTANBUL’DA ÇIRILÇIPLAK

 

Türkiye’de sanatın gerillası olarak anılan ressam ve yazar Bedri Baykam’ın atölye-galerisi Piramid 26.02.2015 ten 29.03.2015’e kadar ÇIRILÇIPLAK bir sergiye ev sahipliği yapacak.

John Kacere, Edmond KİRAZ, Nicole Lambert, Uwe Ommer, Samuelle Mazza, Koray Erkaya gibi ünlü ressam, fotograf sanatçısı ve kolleksiyonerlerin sergilerini açmış olan yazar-küratör Cüneyt Ayral’ın hazırlamış olduğu ÇIRILÇIPLAK FOTOGRAF SERGİSİ ne şimdilik ABD’den Hugh Holland, Fransa’dan Uwe Ommer, Philippe Deutsch, Arto Pazat, Damien Guillaume, Türkiye’den Erden Cantürk, Japonya’dan Tetsuro Higashi katılıyorlar.

Uwe Ommer’in en son projesini ilk kez sanatseverler ile buluşturacağı sergide, Hugh Holland 1980’erde çekmiş olduğu çıplak erkek fotograflarını ilk defa gösterecek. Anadolu portreleri ve peyzaj fotografları ile bilinen Erden Cantürk ilk kez nü fotografı bu sergi için çekti. Aslında matematik öğretmeni olan Tetsuro Higashi Japonya dışında ilk sergisini İstanbul’da açıyor.

Türkiye’de siyasi iktidarın sanata, kadına ve farklı cinsel tercihlere karşı katı ve ayrımcı, aşağılayıcı tutumuna eleştirisel bir yaklaşım kabul edilebilecek sergi merak uyandırıyor.

Sergi için hazırlanacak katalogda şair Devrim Bağman ve Cüneyt Ayral’ın nü üzerine yazıları ve sanatçıların sergilenecek olan eserlerinin tümü yer alıyor. Katalog ve tanıtım posterinin fotografını ise Paris’te Ahmet Öre çekti.

Tout Nu à Istanbul

Reconnus en tant que le guérilla de l’art en Turquie, le peintre et écrivain Bedri Baykam, ouvre les portes de son atelier-gallérie “Piramid” pour une exposition TOUT NU du 26 février au 29 Mars 2015.

L’écrivain et commissaire d’exposition Cüneyt Ayral reconnu pour avoir travaillé avec des artistes peintres, photographes et collectionneurs tels que John Kacere, Edmond Kiraz, Nicole Lambert, Uwe Ommer, Samuelle Mazza et Koray Erkaya, met en place, cette fois-ci, “L’Exposition Photographique Tout Nu”, accueillant

Hugh HOLLAN

Hugh HOLLAND

Hugh Holland des Etats-Unis, IMG_4567Uwe Ommer, 02-_MG_1300-mod-deutschPhilippe Deutsch, Arto Pazat_3Arto Pazat et alix_san_guil_amel_0008Damien Guillaume de la France, _O0A0017Erden Cantürk de la Turquie et kkkkkkkkkk1-1Tetsuro Higashi du Japon.

L’exposition permettra aux amateurs d’art de découvrir pour la première fois le nouveau projet d’Uwe Ommer ainsi que les nus masculins capturés par Hugh Holland en 1980. Quant à Erden Cantürk, reconnue pour ses portraits et paysages anatoliens, elle a photographié le nu, la première fois pour cette exposition. Pour le professeur de mathématiques, Tetsuro Higashi, l’exposition sera une première en dehors de son Pays.

L’exposition attire l’attention par son approche critique contre l’attitude dure, discriminatoire et humiliante face à l’art, la femme et différentes orientations sexuelles du gouvernement politique en Turquie.

Le catalogue de l’exposition comportera les textes au sujet du nu, écrits par le poète Devrim Bağman et Cüneyt Ayral, ainsi que l’intégralité des oeuvres exposés. La photographie présentée sur la couverture du catalogue et les affiches, a été pris par Ahmet Öre à Paris.

Yorum bırakın

Filed under Fotograflar, HABERLER, PARİS'TEN HABERLER, SANAT, SERGİLER

Davis Kupası İsviçre’nin !

İki gündür oynanılan maçlarla İsviçre “dananın kuyruğunun kopacağı” son güne 2-1 önde girdi. Bilhassa merak edilen Federer ile Tsonga arasındaki ilk maçtı. Zira aralarındaki rekabette İsviçreli 11-5 önde olmakla birlikte Kanada’daki son karşılaşmalarını Tsonga kazanmıştı. Üstelik Federer 2 gün önce diğer Fransız Monfils’e hiçbir varlık gösteremeden yenilmişti…

Ancak Fransa antrenörü Arnaud Clement, Tsonga yerine Richard Gasquet’yi sahaya sürmeyi uygun görmüştü. Bu Clement’ın bizce bir başka yanlışıydı. Hele bu karara Tsonga kendi vatandaşı izleyicileri eleştirdiği için varıldıysa özrü bile yoktur. Zira 2006 yılından bu yana Gasquet’nin Federer’e karşı sadece bir galibiyeti vardı. Geriye kalan 11 karşılaşmayı İsviçreli, üstelik farklı, kazanmıştı.

Zaten maçın başlamasıyla Gasquet’nin ikinci servis oyununu kırıverdi Federer. Oldu 3-1. Sonrasını sağlam adımlarla geçti. Bir o aldı, bir rakibi ve set 6-4 bitti.

İkinci setin hemen başında rakibini bir kez daha kırınca artık üzerindeki stres gitmişti. Rahat oynamayabilmenin hakkını veriyordu. Buyrunuz Federer şova ! Set yarım saatten az bir sürede bitti (6-2).

Üçüncü sette Gasquet “korkunun ecele faydası olmadığını” anlamış dünyanın en iyileri arasında gösterilen back-hand’i ile Federer’in üstüne gelmeye başladı. Önce 1-0, sonra 2-1 oldu. Açıkcası İsviçreli de de sanki bir tutukluk baş gösteriyordu…

Ama Fransa antrenörü Clement hatalarına bir tane daha ekledi. Gasquet istim üzerindeyken bir puana lüzumsuz derecede itiraz etti…Oyun soğudu ama karar İsviçre lehine değişmedi ! Üstüne, soğuyan Gasquet lüzumsuz bir yerde iki basit hata yaptı. İsviçreli de tecrübesiyle onu kırdı ve 3-2 öne geçti. Sonra 4-2 ve uzunca süren bir oyundan sonra 5-2…

Ve son oyun için servis Federer’de…O da hakkını verdi ve sıfıra karşı aldı…Son vuruşu yerden kalkmayan bir drop-shot (kısa-top) oldu.

Kariyerinde ulaşamadığı yegane kupa artık ellerindeydi. Maçtan sonra koçları Severin Lüthi’nin dediği gibi “o okadar büyük bir tenisci ki bazen kenarda hiçbir söylemeden oturmayı yeğliyorum” ! Gözlerdeki o onur yaşları, alınlarının teriydi.

Ne diyelim ; Kutluyoruz ve darısı başımıza diye ümit ediyoruz…Hoşkalın.

Bekir Emre

Yorum bırakın

Filed under Bekir Emre yazıları

Monfils’den Federer’e şok !

Sürekliliği olsa tenis için fevkalade olur dediğim Fransız tenisci Gael Monfils, Federer karşısında günün ikinci maçına çıktı. Tam bir şovmen olan bu sempatik raket bir önceki maçta ki vatandaşı Tsonga’nın aksine, tam günündeydi. llk setin başından itibaren haşmetmeaplarını şoka uğrattı. Servis karesinden saha dışına uçan servislerine eşlik eden ve arka çizgiye düşen uzun vuruşlarla İsviçreliye oyun oynatmadı. Göz açıp kapayana kadar ilk set yarım saatte 6-1 bitti. Zaten İsviçreli’de bir önceki maçtaki vatandaşını tam tersineydi. İlk sette kavrukluktan sadece sağdan sola gitmekle yetindi.

İkinci sette durum pek farklı değildi. Monfils artık İsviçrelinin en zayıf noktası olan back-hand’ine de yüklenmiyordu. Çünkü öyle bir oyun tutturmuştu ki hani “ağzıyla kuş tutuyor” deseler yerinde olurdu ! Federer ilkinden üç oyun fazla almasına rağmen set yine de 6-4 Fransa’nın oldu. Anlaşıldı ki İsviçreli Monfils’in özüne dönmesini bekliyor…Bir yer gelecek saçmalamaya başlayacak diyordu herhalde kendi kendine !

Ama Federer bekleyedursun Monfils son seti de mükemmele yakın oynayarak 6-3 bitirdi. Fransa durumu eşitledi : 1-1.

Yarın çiftler karşılaşması var. Çok önemli. Tahminimce ilan edilen takımlar değiştirilecektir. Zira Chiudunelli-Lammer diye anons edilen İsviçre takımının Fransızlar önünde en ufak bir ümidi bile olamaz. Yarın sahada yine Federer-Wawrinka ikilisini görürseniz hiç şaşmayın. Zaten İsviçreliler dua etsinler ki Fransızlar sakatlıktan olsa gerek dünya üçüncüsü Bennetau-Roger Wasselin çiftini çıkaramıyorlar ! Bakalım göreceğiz. Hoşkalın.

Bekir Emre

Yorum bırakın

Filed under Bekir Emre yazıları

Tenisin Dünya Kupasında Final !

Davis Kupası Finaline bu yıl Fransa ev sahipliği yapıyor. Rakibi ise son günlerde hakkkında epey varsayımlarda bulunulan İsviçre Takımı. Maçlar Lille kentindeki 50.000 kişi kapasiteli “Pierre Mauroy” stadında oynanıyor. Pierre Mauroy (05.07.1928 – 07.06.2013) Lille kentinin belediye başkanlarından. Aynı zamanda François Mitterand’ın başbakanı. Sosyalist Hükümetiyle bir çok sosyal reforma imza atmış, dürüstlüğü ile tanınan, bir politikacı. Burası bir kapalı alan. Sadece 27.000 kişilik bölümü kullanılacak. Buna rağmen bu rakam (İspanya’nın Sevilla kentindeki finalden sonra) bir tenis maçında, dünyanın gördüğü en büyük ikinci kapasiteyi belirliyor.
Kort zeminleri kiremit tozu katılmış toprak. Kaymaya başladığınızda durmak için balatalarınızı çok kuvvetli olması lazım !
Fransa antrenörü Arnaud Clement, ekibinin, rakiplerine nazaran daha dayanıklı olduğunu düşündüğü için oynanması daha zor olan bu zemini seçtiklerini söylüyor. Bence yanlış karar. Zira toprak zaten Wawrinka’nın favori zemini. Federer ise gökte bile oynasalar Fransız tenisçilerden çok farklı bir klas ve tecribede. Bakalım hanyayı konyayı göreceğiz.

Davis Kupasını Fransa 9 kez kazanmış. İsviçre bu onura hiç ulaşamamış. Tarihin gösterdiği en büyük tenisci olan, İsviçre’nin 1 numarası Roger Federer’in de kariyerinde elde edemediği yegane kupa aynı zamanda.

Londra’daki “Masters-Ustalar” şampiyonasında Federer ile Wawrinka cephelerinde yaşananlarla ilgili varsayımlara, iki oyuncu birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek yanıt verdiler. Aralarındaki problemleri konuşarak çözebilecek olgunlukta olduklarını belirterek medyayı ilgi sağlamak amacıyla isnatlarda bulunmakla ve sorunları şişirmekle suçladılar.

Lille’deki ilk maçta Wawrinka’nın rakibi Fransızların sempatik devi Tsonga idi. İsviçreli ilk seti 6-1 gibi farklı bir skorla 26 dakikada aldı. Dünyanın en iyilerinden olan back-hand’i ile adeta rakibine “…seninle farklı klaslardayız” diyordu. Ama ikinci sette Tsonga voleye daha çok gelmeye başladı. İsviçreli de kendi servisinde bir hata yapınca Fransız skoru eşitledi (63).

Her iki raket te süreklilikleri olmayan, hani esen yele göre hareket eden karakter yapısına sahip. İkinci maçta Monfils ile oynayacak Federer’in geçen haftaki sakatlığını da göz önüne alan Wawrinka biraz daha ağır basıyordu. 3’cü set Wawrinka’nın (63). Oyunda bir kalite yok. Toz toprağın haricinde bol basit hatalar var. Ateşli bir izleyici kitlesi var ama bir türlü maça etki edemiyorlar. Böyle düşünmemizin altında bizlerin insanca izlemeyi unuttuğumuz yatıyor mudur acaba ? Ne dersiniz?

Dördüncü sette yine kalite arıyoruz ama bulamıyoruz. Wawrinka back-hand’ine ilaveten servisini yükseltti. Servis toprağa rağmen yukarı sıçrıyor ve Tsonga’nın istediği karşılamayı yapmasına mani oluyor. Fransız teniscinin beklenmedik tutukluluğu sürünce, bu seti de 6-2 ve maçı da 3-1 alan İsviçreli işi artık Federer’e bıraktı diyebiliriz. İki maçın sonunda skor 2-0 İsviçre lehine olursa Federer-Wawrinka gibi bir ikilinin geriye kala 3 maçın birini alamamasını pek olası görmüyorum. Onlar ülkelerine bu şampiyonluğu getireceklerdir. Hoşkalın.

Bekir Emre

Yorum bırakın

Filed under Bekir Emre yazıları